Oğuzlar ve çevresinde yerleşmiş halkın örf, adet, gelenek ve görenekleri çevre il ve ilçe halklarından farklılıklar söz konusu iken son yıllarda yaşanmakta olan ekonomik sıkıntılar da örf ve adetlerin yavaş yavaş yok olmasına neden olmaktadır.
Oğuzlar, kapalı bir bölge özelliğini hala korumaktadır. Zira girişi olup, çıkışı yoktur. Önü Kızılırmak, iki yanı ise yüksek dağ ve tepelerle çevrilidir. Girişi de, dağlar arasında uzanan keskin vadi yoluyla mümkündür.
Kadınlar başlarına kırmızı renk fes giyerek üzerini beyaz çemberle örtüyorlardı. Erkeklerde başlarına tekkek, pantolon yerine tımman ya da kıldan örülme şalvar giymekte idiler. Gömlekleri tezgahlarda kadınlar tarafından dokunan bezden yapılma işlik ve yelekten ibaretti. Günümüzde ise geleneksel giyim tarzından geriye fazlaca bir şey kalmamış, modern giyim tarzı benimsenmiştir.
İlçemiz Halk Edebiyatı
Anadolu toprakları üzerinde 13.yüzyıldan beri sürüp gelen Halk Şiiri, zamanımızda da benzer kurallar içerisinde varlığını sürdürmektedir. Tekke, tasavvuf ve divan şiirinin tarih olup gitmesine karşılık, halk şiirinin bugün bile heyecan ve canlılığını korumasının sırrı, kaynağının Anadolu halkı olmasındandır.
Aşık Edebiyatımızda çağlar boyunca sayısız saz şairi yetişmiş ve hemen her konuda sayısız ürünler bırakmışlardır. Bu ürünler , geçmişin toplum yaşayışını günümüze kadar taşıyıp getiren bilgi ve kültür hazineleridir.
İlçemizde de Aşık Edebiyatının son temsilcilerinden Çam Aşık lakabıyla tanınan Bekir Karaçam halkımızın her çeşit duygu ve düşüncelerini saz çalıp türkü söyleyerek dile getirmekte, yüzyıllar boyu süren bu geleneğin temsilciliğini yapmaktadır.Milli duygularla dolu destanları, içli deyişleri, sevgiliye olan sitemlerini anlatan şiirleri onun ününün İlçemiz çevresinde yayılmasına sebep olmuştur.
Ozanın yaklaşık olarak 300 ün üzerinde şiiri bulunmakta olup, bu şiirlerin 30 kadarı bestelenmiş, ozan tarafından İlçenin özel gün ve kutlamalarında dile getirilmektedir.
İlçemizdeki Geleneksel El Sanatları
Dokuma tezgahları vardı. Bu tezgahlarda kadınların başlarına örttükleri geniş çemberler, bacaklarına giydikleri paçalar, eğinlerine giydikleri göynekler dokunmaktaydı. Ayrıca malzeme, meyve vb. taşımakta kullanılan heybe, torba, çuval, harar (büyük çuval) gibi dokuma ürünleri dokunuyordu. Günümüzde ise bu tür üretim maliyetlerinin yüksek oluşu faaliyetleri terk edilmesi sonucunu doğurmuştur.
Dokuma tezgahlarının dışında, bir adet demirci, bir adet nalbant ve bir de kalaycı dükkanı bu zanaatların son temsilcilerini ağırlamaktadır.
İlçemiz Mutfağının Karakteristiği
Oğuzlarda belli başlı yiyecekler yazlık ve kışlık olmak üzere iki grup altında toplanmıştır. Yaz aylarında her tür meyve ve sebzenin bol miktarda yetiştirilmesi yemek çeşitlerinde de sebze ağırlıklı tüketimi ön plana çıkarmaktadır. Üretilen meyve ve sebzeler aynı zamanda kışlık yiyecek olmak üzere kurutulmaktadır. Ayrıca kışlık için konserve çeşitleri ve derin dondurucularda taze meyve ve sebzeler saklanmak suretiyle tüketilmektedir. Tarhana başta olmak üzere, aşlık, bulgur, mantar kurusu, pekmez, ak pekmez, kavurma, yoğurttan yapılan keş, pestil ve cevizden yapılan sucuk üretilmekte ve armut, elma, erik ve üzüm kurutularak saklanmaktadır. Yöresel özellik arz eden özel bir yemeği yoktur.
İlçe Mimarisi
Oğuzlar İlçesi geçmişte iki büyük yangın felaketi yaşaması münasebetiyle, ilçe mimarisi ile ilgili olarak genel bir görünüm söz konusu olmamakla birlikte, ahşap binaların yanında, en fazla üç dört katlı betonarme binalardan müteşekkildir. Evler genellikle iki katlı ve yerleşim yeri dar bölge olması nedeniyle sık aralıklarla
İlçe Kütüphanesi
1981 yılında açılan İlçemiz 100. Yıl Halk Kütüphanesi iki çalışanı ve 9.000 adet kitap mevcudu ile hizmet vermektedir. Kütüphanemizden genellikle İlçemiz ilk ve orta dereceli okullarında öğrenim görmekte olan öğrenciler yararlanmaktadır. İlçemiz kütüphanesinde 2002 yılında okuyucu sayısı 27.794 olarak kayda geçmiştir.